İçeriğe geç
Van Bölge Bülten

Yaşamı kurcala, burçlarla renklen

Ev ve Yaşam 4 dk okuma İlayda Ertem

Zeminden Gelen Soğuk: Evde Ayaklar Neden Üşür?

Oda ılıkken bile ayakların üşümesinin nedeni ısıtma değil, ısının yerden dağılma biçimi ve zemin malzemesinin ısıyı çekme hızıdır.

Kışın evde üşümenin en çok şaşırtan tarafı, ısıtma çalışırken bile ayakların soğuk kalmasıdır. Odanın havası ılıktır, elleriniz üşümez, ama çıplak ayakla birkaç adım attığınızda bedene hemen bir ürperti yayılır. Bunun nedeni çoğu zaman evin yeterince ısınmaması değil, ısının yerden yukarı doğru dağılma biçimi ve ayak tabanının zeminle kurduğu doğrudan temastır. Ayak altı, bedenin sürekli olarak bir yüzeye yaslandığı tek bölgedir ve bu yüzeyin sıcaklığı, odanın havasından bağımsız bir şekilde hissedilir.

Sıcak Hava Yukarı Çıkar, Ayak Altı Aşağıda Kalır

Isınan hava genleşir ve hafifleyerek yükselir. Bu yüzden bir odada tavana yakın bölge her zaman zemine yakın bölgeden daha sıcaktır. Ayakta duran bir insanın başı ile ayakları arasında birkaç derecelik fark bulunması olağandır. Kalorifer ya da soba odanın havasını ısıtırken bu ısınan hava yukarı doğru hareket eder, yerdeki daha soğuk hava ise tabana yayılır. Sonuçta odanın ortalama sıcaklığı yeterli görünse bile ayak hizasındaki sıcaklık geride kalır.

Zeminin Malzemesi Isıyı Nasıl Çeker?

İkinci ve belki daha belirleyici etken, zemini kaplayan malzemenin ısıyı iletme hızıdır. Fayans, mermer ve seramik gibi yoğun ve sert yüzeyler ısıyı hızlı iletir. Ayağınızı böyle bir yüzeye bastığınızda tabanınızdaki ısı hızla malzemeye geçer ve siz bunu soğukluk olarak algılarsınız. Oysa aynı odadaki ahşap ya da halı yüzeyi elinizle yokladığınızda neredeyse aynı sıcaklıktadır. Fark sıcaklıkta değil, malzemenin ısıyı sizden çekme hızındadır. Bu yüzden "soğuk zemin" dediğimiz şey çoğu zaman hızlı ileten zemindir.

Aynı Odada Farklı Hissedilen Yüzeyler

Bu nedenle bir evde mutfak ve banyo, salona göre her zaman daha soğuk hissettirir. İkisinde de sert ve gözeneksiz kaplamalar kullanılır, çünkü suya ve temizliğe dayanıklı olmaları gerekir. Halı ise içinde çok sayıda hava boşluğu tutar; hava zayıf bir ileten olduğu için ısınızı çekmez, tersine tabanınızın sıcaklığını kendi yüzeyinde tutar. Ahşap ve mantar kaplamalar bu iki uç arasında bir yerde durur. Ayağın ilk temasındaki his, büyük ölçüde bu boşluk miktarına bağlıdır.

Alt Kat, Bodrum ve Zemin Katın Farkı

Bir dairenin altında ısıtılmayan bir dükkân, garaj, bodrum ya da doğrudan toprak varsa döşemenin altındaki sıcaklık kışın belirgin biçimde düşer. Bu durumda üstteki kaplama ne olursa olsun ısı sürekli aşağı doğru kaçar ve ayak hizasındaki soğukluk kalıcı hale gelir. Üst katlarda ise alttaki daire de ısıtıldığı için döşeme çok daha ılık kalır. Aynı binada iki dairenin aynı derecede ısıtılmasına rağmen farklı hissedilmesinin başlıca sebeplerinden biri budur.

Hava Akımı ve Görünmeyen Serinlik

Zemine yakın bölgede dolaşan hava akımı da soğukluk hissini artırır. Kapı altlarındaki boşluklar, iyi kapanmayan balkon kapıları, süpürgelik hizasındaki açıklıklar ve havalandırma menfezleri yerden gelen ince bir esinti oluşturur. Bu akım sıcaklığı çok düşürmese bile ayak derisindeki nemi buharlaştırır ve serinlik hissini keskinleştirir. Kapı altına konan basit bir engel ya da kapı fitilinin yenilenmesi, bazen ısıtmayı artırmaktan daha fazla fark yaratır.

Ayak Altında Ne Yapılabilir?

Zeminden gelen soğuğa karşı yapılabilecek en pratik müdahale, ayak ile sert yüzey arasına yalıtıcı bir katman koymaktır. Oturma alanının, yatağın önünün ve çalışma masasının altının kaplanması, en çok vakit geçirilen noktaları hedeflediği için tüm zemini kaplamaktan daha verimlidir. Kalın dokuma yüzeyler ısıyı tutar, ince ve düz dokular ise sadece görsel bir katman ekler. Odanın kapısını kapalı tutmak, perdeyi akşam saatlerinde kapatmak ve mobilyayı dış duvara yaslamamak da yerdeki sıcaklığı dengeler.

Isıtma Düzenini Yeniden Kurmak

Radyatörlerin önünün kapalı olması, ısınan havanın yükselerek odaya dağılmasını engeller. Radyatörün önüne çekilmiş bir koltuk ya da üzerine serilen kalın bir örtü, sıcak havanın dolaşımını keser ve ısının odaya yayılmasını yavaşlatır. Aynı şekilde uzun perdelerin radyatörü tamamen örtmesi, ısının pencereye doğru sıkışmasına yol açar. Bu küçük düzeltmeler yakıt tüketimini artırmadan yer hizasındaki sıcaklığı yükseltir.

Kalıcı Çözüm Ne Zaman Gerekir?

Ayaklar sürekli üşüyorsa ve oda sıcaklığı yeterliyse sorun kaplamada değil, döşemenin altındaki yalıtımda olabilir. Zemin katlarda döşeme altı yalıtımı, alttaki tavana uygulanan bir kaplama ya da kapı ve pencere doğramalarının yenilenmesi kalıcı fark yaratır. Bunlar daha büyük işlerdir ve bina ortak kararlarını gerektirebilir. Ancak birçok evde asıl kazanç, önce basit müdahaleleri denemekten gelir.

Kısacası zeminden gelen soğuk, evin ısınmadığının değil, ısının nasıl dağıldığının bir işaretidir. Ayak altındaki yüzeyin malzemesini, alt katın durumunu ve yerden gelen hava akımını tek tek gözden geçirmek, çoğu evde termostatı yükseltmeden hissedilir bir rahatlama sağlar. Bedenin en çok temas ettiği yüzeyi düzeltmek, tüm odayı yeniden ısıtmaya çalışmaktan çok daha ucuz ve kalıcı bir çözümdür.